Son beş yılda Türkiye’de konut fiyatları TL bazında güçlü bir yükseliş gösterdi. Nominal artış oranları birçok yatırımcı için dikkat çekici görünüyor. Ancak gayrimenkul yatırımının gerçek performansını değerlendirirken temel kriter, artışın hangi para biriminde ve reel olarak ne kadar gerçekleştiğidir.
2021 yılında döviz karşılığıyla satın alınan bir konutun bugünkü dolar bazlı değerine bakıldığında, TL fiyat artışının önemli bir bölümünün kur ve enflasyon etkisiyle dengelendiği görülüyor. Nominal kazanç ile reel, döviz bazlı servet artışı her zaman örtüşmüyor.
Aynı dönemde yurtdışında yapılan yatırımlar ise daha net bir tablo sunuyor. Örneğin Yunanistan’da, özellikle Atina merkezde 250.000 € seviyesinde yapılan bir yatırım, ortalama %35–40 euro bazlı değer artışı sağladı. Beş yıllık kira gelirleri eklendiğinde toplam getiri %60–70 bandına ulaşabiliyor. Getiri euro bazlı, regüle edilmiş ve şeffaf bir piyasa yapısı içerisinde elde ediliyor.
Benzer şekilde Dubai, aynı dönemde %50’nin üzerinde değer artışı ve yıllık %6–8 brüt kira getirisiyle yatırımcısına güçlü bir döviz bazlı nakit akışı sundu. Vergi avantajları ve uluslararası talep yapısı, performansı destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Bu noktada mesele yalnızca fiyat artışı değil; sermayenin güçlü para birimlerinde büyümesi, korunması ve sürdürülebilir nakit akışı üretmesidir.
Son beş yıllık veriler değerlendirildiğinde, döviz bazlı ve global talebe açık piyasalarda yapılan yurtdışı gayrimenkul yatırımlarının reel servet artışı açısından daha rasyonel ve sürdürülebilir bir tercih olduğu görülmektedir.
Golden Partner olarak; doğru lokasyon seçimi, finansal fizibilite analizi, satın alma süreci yönetimi, Golden Visa danışmanlığı ve yatırım sonrası mülk yönetimi dahil olmak üzere sürecin her aşamasında yatırımcılarımızın yanındayız.





