İngiltere’de bir daireye “sahip olmak”, sandığınız kadar kesin bir kavram olmayabilir. Ülkedeki dairelerin büyük çoğunluğu bugün hâlâ leasehold (kira mülkiyeti) statüsünde satılıyor ve bazı eski sözleşmelerde kira süresi 99 yıla kadar inebiliyor. 2024’te yürürlüğe giren Leasehold and Freehold Reform Act ile denklem 2026’da yatırımcı lehine değişmeye başladı; ancak fark hâlâ binlerce sterlinlik bir maliyet ayrımı yaratıyor.
Manchester’da 220.000 £’a bir daire alan bir Türk yatırımcı düşünün: tapuda “freehold” mı yoksa “leasehold” mı yazdığını sormadan imzalarsa, yıllık ground rent ve azalan lease süresi yüzünden 10 yıl sonra çıkışta ciddi bir değer kaybıyla karşılaşabilir. Bu yazıda iki mülkiyet yapısını yan yana koyup, hangi yatırımcı profiline hangisinin uygun olduğunu netleştiriyoruz.
Leasehold ve Freehold: Temel Fark
Freehold, mülkün hem binasına hem de üzerinde bulunduğu araziye süresiz ve koşulsuz sahip olmak demektir. Leasehold ise binadaki dairenizi belirli bir süre için (tipik olarak 99, 125 veya 999 yıl) kullanma hakkını satın almaktır; arazinin ve binanın çatısının asıl sahibi (freeholder) başka bir taraftır.
Somut bir örnek: Londra Canary Wharf’ta yüksek katlı bir rezidanstan daire alıyorsanız bu neredeyse kesinlikle leasehold’tur, çünkü tek bir binada onlarca bağımsız daire vardır ve arazi bölünemez. Buna karşın Birmingham’ın dış banliyösünde müstakil bir “terraced house” alıyorsanız büyük ihtimalle freehold’dur.
Bunu Biliyor Muydunuz? İngiltere’de dairelerin (flats) çok büyük bölümü leasehold olarak satılırken, müstakil evlerin (houses) çoğu freehold’dur. Bu yüzden “buy-to-let için daire mi ev mi?” sorusu, aslında dolaylı olarak “leasehold mu freehold mu?” sorusudur.
Yan Yana Karşılaştırma Tablosu
İki yapının yatırımcıyı ilgilendiren farklarını tek tabloda topladık. Karar verirken bu satırların her birini almak istediğiniz mülk için ayrı ayrı sorgulamanız gerekir.
| Kriter | Freehold | Leasehold |
|---|---|---|
| Süre | Süresiz | Sınırlı (99–999 yıl) |
| Arazi mülkiyeti | Alıcıya ait | Freeholder’a ait |
| Ground rent | Yok | Olabilir (yeni sözleşmelerde reformla sınırlandı) |
| Service charge | Genelde yok | Var (bina bakımı için yıllık) |
| Yeniden satışta likidite | Yüksek | Kalan lease süresine bağlı |
| Tipik mülk türü | Müstakil / terraced ev | Apartman dairesi |
Peki bu farklar cebinize nasıl yansıyor? Asıl kritik nokta, tablodaki “ground rent” ve “service charge” satırları.
Ground Rent ve Service Charge: Görünmez Maliyet
Ground rent, leaseholder’ın araziyi kullandığı için freeholder’a ödediği yıllık bir tutardır. Sorun, bazı eski sözleşmelerde bu tutarın belirli aralıklarla ikiye katlanacak şekilde (doubling clause) yazılmış olmasıydı; bu da 20-25 yılda ödemeyi katbekat artırıp mülkü satılamaz hâle getirebiliyordu.
Service charge ise binanın ortak alanları, asansörü, çatısı ve sigortası için toplanan yıllık bakım aidatıdır. Leeds’te bir öğrenci bölgesinde daire alan bir yatırımcı, kira gelirinin cazip göründüğü bir daireyi, yıllık service charge’ı hesaba katmadığı için net getiride hayal kırıklığı yaşayabilir.
Net Getiri Uyarısı: Leasehold bir dairede brüt kira getirisi ile net kira getirisi arasındaki fark, ground rent ve service charge yüzünden belirgin şekilde açılabilir. Yatırım kararında brüt yüzdeye değil, bu kalemler düşüldükten sonraki net rakama bakmak esastır.
2024 Reform Yasası ve 2026 Etkisi
İngiltere’de leasehold sistemi yıllardır tartışılıyordu ve 2024’te kabul edilen Leasehold and Freehold Reform Act ile yatırımcı lehine önemli adımlar atıldı. Yasanın amacı, leaseholder’ların haklarını güçlendirmek ve kötüye kullanılan ground rent uygulamalarını sınırlamaktı.
Reformun getirdiği temel değişiklikler kademeli olarak yürürlüğe giriyor. 2026 itibarıyla yatırımcının takip etmesi gereken başlıklar şunlar:
Reform Yol Haritası: 1. Lease süresi uzatma hakkının standart süresi 990 yıla çıkarılması
2. Yeni sözleşmelerde ground rent’in sembolik seviyeye (peppercorn) çekilmesi
3. Leaseholder’ın freehold’u satın alma (enfranchisement) sürecinin kolaylaştırılması
4. Service charge şeffaflığının standart formatlarla artırılması
Örneğin Manchester’da 2020’de 125 yıllık lease ile daire almış bir Türk yatırımcı, reform sonrası lease süresini çok daha uzun ve öngörülebilir maliyetlerle uzatabilecek bir zemine kavuşuyor. Bu, çıkışta mülkün likiditesini doğrudan artıran bir gelişme.
Kısalan Kira Süresi Riski
Leasehold’un en sinsi riski, kalan lease süresinin her yıl bir azalmasıdır. Sektörde genel kabul gören eşik şudur: kalan süre 80 yılın altına indiğinde mülkün hem değeri düşer hem de birçok İngiliz bankası bu mülke ipotek (mortgage) vermekte zorlanır.
Somut senaryo: Liverpool’da 82 yıl lease kalmış ucuz görünen bir daire, iki yıl sonra 80 yıl eşiğinin altına indiğinde satışta alıcı bulmakta zorlanır; çünkü sonraki alıcının lease uzatma masrafı (“marriage value”) devreye girer. Bu yüzden ucuz görünen kısa lease’li dairelerde gerçek maliyet fiyata gizlidir.
Pratik Kural: Leasehold bir daire alırken ilk sorulacak soru “kaç yıl lease kaldı?” olmalı. 125 yıl ve üzeri rahat; 90-100 yıl dikkatli değerlendirilmeli; 85 yılın altı ise ancak uzatma maliyeti fiyata yansıtılmışsa mantıklı olur.
Hangi Yatırımcıya Hangisi Uygun?
Şimdi gelelim asıl karara. İki yapı da “kötü” değildir; doğru profil için doğru araçtır. Belirleyici olan, yatırımcının hedefi ve elindeki bütçe.
Freehold, uzun vadeli tutmayı, düşük sürekli maliyeti ve maksimum kontrolü önceleyen yatırımcıya uygundur; tipik olarak müstakil ev ve terraced house segmentinde. Leasehold ise şehir merkezinde apartman dairesiyle buy-to-let kira getirisi hedefleyen yatırımcı için kaçınılmazdır — ki İngiltere’de merkezi konumdaki kiralık talebinin büyük kısmı dairelerdedir.
Farklı ülkeler ve bütçe senaryolarını bir arada değerlendirmek isteyen yatırımcılar için 250.000 € bütçeyle ülke bazlı yatırım karşılaştırmamız tamamlayıcı bir çerçeve sunuyor.
Özet Karar Rehberi: ✔ Uzun vade + düşük gider + tam kontrol istiyorsan → Freehold (ev)
✔ Şehir merkezi + kira getirisi + likit çıkış istiyorsan → Leasehold (daire), yeter ki lease süresi uzun olsun
✔ Her iki durumda da ground rent, service charge ve kalan lease süresini satın almadan önce mutlaka sorgula
Özetle: İngiltere’de mülkiyet yapısı, fiyat etiketinden daha belirleyici olabilir. 2024 reformu leasehold’u yatırımcı için daha güvenli hale getirse de, satın alma öncesi due diligence hâlâ farkın kendisini yaratıyor. Doğru soruları soran yatırımcı, hem net getirisini hem de çıkış likiditesini baştan güvenceye alır.
Gayrimenkul yatırım kararlarınızda profesyonel danışmanlık için Golden Partner ekibiyle iletişime geçin. Danışmanlık Alın →
Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. İngiltere gayrimenkul mevzuatı ve reform süreçleri değişkenlik gösterebilir; kararlarınızdan önce yetkili bir hukuki danışmandan (solicitor) ve mali danışmandan görüş alın. Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Yatırım kararları alırken mutlaka uzman danışmanlığı alınması önerilir.
Son güncelleme: Temmuz 2026





